Fedakar Bulunuyor

1.9K 124 47
                                    

Karanlıktı, genç kız omuzları düşmüş, sırtını duvara dayamış bekliyordu. Sağında kandillerin titrek, cılız ışığı parıldıyordu. Pencereye vuran yağmur damlalarının sesi dışında neredeyse hiçbir şey duyulmuyordu. Şimşek çaktı, dar koridor bir anlığına göz yakan akkor beyaz ışıkla aydınlandı. Genç kız yalnız değildi; biri dağınık saçlı, gözlüklü, diğeri uzun boylu ve ince iki siluet ona eşlik ediyordu.

Dağınık saçlı olan, "Konuştuğumuz gibi..." dedi.

Kız endişeli bir ses tonuyla, "Bu gece mi?" diye sordu. Gök gürledi, yağmur damlaları hızlandı, pencereyi ve çatıyı daha büyük bir hızla dövmeye başladı. Uzun boylu zayıf olan anlayışlı bir tonla, "Eninde sonunda bir şekilde olacak," dedi ve sordu, "Endişeli misin?" Kız yanıtladı, "Evet... Ama yapacağım..."

Dağınık saçlı ve gözlüklü oğlan elini kızın omzuna koydu, "Yanındayız... Kendine güven yeter, her şey iyi olacak..."

Genç kız iç çekti, yüzüne kararlı bir ifade yerleştirdi, kaşlarını çattı ve özgüvenle yürümeye başladı. Tam karşısında, duvarın dibindeki geniş koltukta oturuyorlardı. Kendi kendine kazak örmekle meşgul olan şişlerin tıkırtısı, şöminede yanan odunların sesine karışıyordu.

Hermione sahte sahte öksürdü, "Öhöm... Mrs Weasley, Mr Weasley, biraz vaktiniz var mı? Sizinle konuşmak istediğimiz bir konu var da."

Koltuğuna yerleşmiş olan Arthur Weasley, Gelecek Postası'nı indirdi ve gözlüklerinin üzerinden merak ve ilgiyle baktı. Mrs Weasley'in yüzü şöminenin alevleriyle aydınlandı, anlayışla gülümsedi, "Tabi ki hayatım, ama biz derken?"

Hermione başta onun ne demek istediğini anlamadı, sonra dönüp arkasına baktığında Ron ile Harry'nin yanında olmadığını, kendisini önden yollayıp kovuğun merdivenlerinde siper alıp olanı biteni izlediklerini fark etti. Sinirden bir anda kıpkırmızı oldu ve bolca şiddet vadeden abartılı birkaç el kol hareketiyle ikiliyi yanına çağırdı. Gözlerinde öyle sinirli bir ifade vardı ki, Ron ile Harry sanki çağırma büyüsü kullanmış gibi hızla yanında bittiler ve o konuşurken hazır ola geçtiler.

Hermione gözlerini devirdi ve ne olacaksa olsun gibi bir şeyler mırıldanıp doğrudan söze girdi, "Mrs Weasley, biz artık kendi ayaklarımızın üstünde durma zamanımızın geldiğini düşünüyoruz. Size yeterince yük olduk, aramızda konuşup anlaştık ve taşınmaya karar verdik."

Molly Weasley'in kaşları çatıldı, Arthur Weasley ise gözlüklerini çıkardı, elindeki gazeteyi katlayıp kaldırırken bıyık altından güldü. "Sonunda o gün geldi ha?"

Ron merakla, "Hangi gün?" diye sordu.

"Kovuk'ta yalnız kalacağımız gün. Weasley çocuklarının tamamının gerçek hayata atılacağı gün," diye yanıtladı Arthur Weasley.

"Hayır, gelmedi..." diye araya girdi Molly Weasley. Ciddi bir ifadeyle "Bize yük falan olmuyorsunuz, ayrıca ölüm yiyenler hala dışarıda dolaşırken böyle bir şeye asla izin vermem..." dedi.

" dedi

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Harry Potter ve Kızıl Pelerin #Wattys2018 GalibiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin