ROBOTLAR UYANDIRILIYOR

2.6K 174 3
                                    

________♢•●●●●•♢_______

Gelen Tanrıya ne kadar dua etsek azdı. Zira bizim kıyametimiz kopmaya başlamıştı bile. Yavaş yavaş ve gözlerimiz önünde gerçekleşiyordu tüm bunlar. Uzun boylu gök ırkı Gelen Tanrıya benziyordu lâkin o değillerdi. Onlar da Tanrı olabilirler miydi? Ama hayır, Şaman sadece birinin Tanrı olduğunu söyledi. O zaman onlar gelen Tanrının kıyamet askerleriydiler.
Doğa huzursuz. Ormanlarımızın, evlerimize yakın ormanlarımızın bir kısmı yandı bile. Bunlar daha başlangıç, gelecek daha büyük felaketlere hazır olmamız gerekiyor.
(Vahalä Notları)

_______•●●●●•♢_______

Deneklerin hiç birine birşey olmamıştı lâkin tüm gemi mürettebatı bu kazada hayatını kaybetmişti. Dr. Fuat kafasına saplanan bir demir parçası yüzünden ölmüştü. Onun gibi birini kaybetmet oldukça acıydı elbette ama öncelikle görev, buraya kadar zarar görmeden gelen robotları sorunsuz bir şekilde köye ulaştırmaktı. Komutan Tugay aracılığıyla köye haber yollandı. Kargo araçlarının gemiye yollanıp robotların buradan alınıp uyandırılması gerekiyordu.

Haberi alan köy başkanı Muhammed Ali, derhal kargo araçlarını ve bir grup silahlı ekip daha yolladı. En önde koca ağaçları kesecek, diğer araçlara yol açacak bir araç yeralıyordu. Bu araç önündeki bir ağacı saniyeler içerisinde kesip başka bir tarafa atıyordu, ardından yoldaki engelleri de kaldırarak diğer araçların geçmesi için yol yapıyordu. Tüm ormanı bu aracın kesme sesleri kaplamıştı. Orada bulunan hayvanlar korkuyla kaçışıp duruyor, bazıları yüksek sesten ürküp yuvalarına sığınıyordu.

Rotaya ulaşma amacıyla yüzlerde ağaç katledilmiş, birçok hayvan yuvasından olmuş, bazıları ölüp gitmişti. Veru halkı bunu gördükçe hiddetleniyor, aynı zamanda korkuyorlardı. Gökten gelenler onları her şekilde şaşırtıyordu. Elleri altında çok garip ve güçlü aletler vardı. Bunlarla uçabiliyorlar, su altına gidebiliyor ve karada hızla ilerleyebiliyorlardı. Şimdilik onların yaptığı tek şey umutsuzca dünyalarına yapılan yıkımı izlemekti.

Toprakta açılan dev çukurda koca gemi soğuk bir şekilde duruyordu. Araçlar dikkatlice bir yol bulup çukura indiler. Ardından gemiye ulaştılar. Etrafta keskin bir yanık kokusu vardı. Araçlarla gelen ekip maskelerini takıp hızlıca operasyona başladılar. Her bir kişi dikkatlice robotların uyutulduğu kapsülleri araçlara taşıdılar. Binlerce kapsülü araçlara taşımak oldukça zaman alan bir işti. Günün sonuna doğru tüm kapsüller sıkıntısız bir şekilde araçlara yerleştirilmişti. Araçlar tekrar gürültülü bir şekilde çalışıp gerisin geri yola koyuldu.

Orman şimdi oldukça sessizdi. Ne bir kuş ötüyor, nede şırıldayan suyun sesi duyuluyordu. Etrafta sadece çalışan araç motorlarının sesi vardı. Veranın doğal müziğini bozarak ilerliyorlardı.

Robotların köye gelişi büyük bir coşkuyla karşılandı ama daha sonra Dr. Fuat'ın öldüğü haberi herkesi derinden üzdü. Kimisi bu değerli kişinin talihsizce ölmesine üzülürken, kimileri dönüşüm aşamasına giremeyeceğinden şikayetçiydi. Zira dönüşüm işini yapan tek kişi Dr. Fuattı. Ona yardım eden yardımcıları vardıysada onlar eski dünyada ölüme terk edilmişlerdi.

Robotlar başkanlık binası için yapılan iki katlı koca ahşap binanın alt kısmına özenle yerleştirildiler. Hayvanlar ayrılıp bir köşeye istiflendi.

"Robotları hemen uyandırmamızı ister misiniz efendim," dedi Efsun Başkan Muhammed Ali'ye. Kendisi eski dünyadayken dahi Başkanın danışmanlığını yapıyordu. Derin düşüncelere dalan Başkan kafasını kaldırıp karşısındaki sarışın, uzun boylu kadına baktı. Güzel bir yüzü olduğunu düşündü, sanki bunu ilk defa fark ediyormuş gibi. Eski dünyada işleri fazlasıyla yoğun olduğu için ailesine dahi zaman ayıramıyorken bunu farkedememesi oldukça doğaldı. Bu dünyada işler onun için oldukça kolaylaşmıştı. Tüm dünya başkanlarının ortak kararıyla uluslararası başkan seçildiğinden beri sırtına büyük bir yük binmişti. Sadece kendi ülkesi için değil, o zamanlar tüm dünya için çalışıyordu. Bu dünyada işleri nispeten biraz daha azalsa da hâlâ ilgilenmesi gereken insanlar vardı. Bazen çok fazla yorulduğunu düşünmüyor değildi. Yılların yorgunluğu sert yüzünde belirginleşmeye başlamış, göz altları az da olsa şişmeye başlamış, kırışıklıkları derinleşmişti. Bir zaman sonra, insanları bu yeni dünyaya iyice yerleştikten sonra başkanlığı bırakıp huzurlu bir hayat yaşamayı düşünüyordu. Ömrünün sonlarını rahat ve huzurlu bir şekilde geçirmek onun hakkıydı.

Danışmamının yüzüne bakıp dalıp gitmişti bu düşünceleri içerisinde. Halkının artık aç olmayışı ve bu dünyada savaşların yaşanmaması bir nebze kendisini mutlu ediyordu. Bir yandan da geride bıraktığı insanlık için vicdan azabı çekiyordu. Onlar şimdi büyük bir umutla onları almak için bir ekibin yolda olduğunu düşünüp hülyalar içinde hayal kurduklarını tahmin edebiliyordu. Ne yazık ki o ekip asla yola koyulmayacak, bir daha o dünyadan Vera'ya yeni bir grup gelmeyecekti. Kim bilir belki bir zaman sonra tüm bunların bir yalan olduğunu anlayıp kendilerinden umutlarını keserlerdi ama bu onlarda büyük bir öfkeye sebep olacaktı. Yine yıkım ve ölüm başlanrında bir liderleri olamayan halklar arasında daha şiddetli yaşanacaktı. Kim bilir belki de insanlığın kıyameti kendi öfkesi olacaktı...

"Efendim," dedi Efsun Başkana dikkatlice bakınarak. "Robotları uyandırmamızı onaylıyormusunuz?"
Düşüncelerinden sıyrılan Başkan olumsuzca kafasını salladı.
"Şimdi değil, en azından bu gün uyandırılmalarını istemiyorum," dedi.
"Peki, siz nasıl isterseniz," dedi Efsun sahte gülümsemesini yüzüne takınarak.
"Robotlarda herhangi bir hasar var mı?" dedi Başkan.
"Şimdilik saptanan bir hasar yok efendim, doktorlar hertürlü ihtimale karşı her bir robotu incelemeye devam ediyor."
"Güzel," dedi Başkan kısık bir ses tonuyla. "Bana tüm gelişmeler bildirilsin, herşey tamamlandıktan sonra uyandırılmaları gerekecek. Onları fazla bekletmemeliyiz."
"Evet efendim," dedi Efsun.
"Söylesene," dedi Başkan gözlerini Efsun dan alamayarak
"Robotlar arasında bir yakının var mı?"
Efsun çekici gülümsemesiyle Başkana mesafeli bir şekilde bakındı.
"Var efendim," dedi.
"Kuzenlerimden biri ailesinin karşı çıkmasına rağmen dönüştü. Belki de bu dönüşüm onun hayatını kurtardı. Ailesi eski dünyada kaldı, kendisi buraya geldi."

"Hayat oldukça garip," dedi başkan kadasını pencereye taraf çevirip yeni dünyanın mor renkli yaprakları olan ağaçlarına bakınarak.
"Kime, ne fırsatlar sunacağını bilemezsin."
Başkanın bu ses tonunda bir özlem gizliydi. Kendi hayatını düşünüyor olmalıydı. Halkın arasından çıkıp başkan olmuştu, başarılarıyla yükselmiş, en sonunda uluslararası genel başkan seçilmişti.

Hayat garip diye düşündü. Odasından çıkmakta olan Efsunun ardından dalgınca baktı. Bu dünyanın havası oldukça garipti. Bir şekilde tüm yorgunluklarını alıp götürüyordu. Oturduğu yerden kalkıp pencereye doğru yürüdü. Gözleri pencerenin ardındaki dünyayı süzüyordu. 'Asla izin vermeyeceğim,' dedi fısıldar bir şekilde kendi kendisine. 'Bu dünyanın da cehenneme dönmesine izin vermeyeceğim!'

Dışarıda çalışmakta olan insanlara bakıyordu. Onları kıyametten çıkarıp bu cennete getirmişti. Mutluydu ama bir yandan da tedirgindi. Teknoloji ve silahlar eski dünyayı mahvetmişti, aynısının bu dünya için olmasına izin veremezdi. Bunun için teknolojiyi sınırlı tutmalıydı, silah üretmeyi en aza indirmeliydi. Bu dünya tehdit değildi, tehlikeli hiçbir varlık yoktu. Tüm insanlar bir arada, huzur içerisinde yaşıyorlardı. Onlar arasında kin oluşmasını engellemek kendisine düşecekti.

¤¤¤¤¤¤¤

Ertesi gün tüm Robotinsanlar ve hayvanlar kapsülleriyle birlikçe dışarı çıkarıldılar. Bu gün Başkan eşliğinde tüm robotlar uyandırılacaklardı. Neredeyse köydeki herkes boş alanda toplanmış, meraklı gözlerle kapsüllere bakınıyorlardı.

Başkan tüm robotların uyandırılması için emir verdiğinde hazır bekleyen aakerler kapsüllerdeki düğmelere tek tek bastılar. Soğuk dumanlar yaydıktan sonra kapsül kapakları hızla açıldı. Hayvanları zaptetmek için özel bir birlik ayarlanmıştı. Robotlar uzun bir uykudan uyanarak kapsüllerinden teker teker çıktılar. Bu devasa insanlar şaşkınlıkla etraflarına bakınıp duruyorlardı. Yeni dünyaya gelmenin mutluluğuyla temiz havayı derin derin mekanik bedenlerindeki ciğerlerine çektiler.

Hayvanlar kontrollü bir şekilde uyandırıldılar. Onlar kısa bir araştırmadan sonra ya kilit altında tutulacaklardı, ya da bu yeni dünyaya salınacaklardı. Şimdilik herşey daha çok yeniydi.

___________

Yeni bir bölüm ile siz değerli okurlarıma selam olsun, destek olmayı unutmayın (: ♡

VERA Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin