Eleştiri Türü Üzerine

3.2K 197 163
                                    

Selaaam can-ı periler, nasılsınız? ^-^

Ben kendimi çok iyi hissediyorum, günde tam 9 saat derse rağmen, ilginç.

Evet bildiğiniz üzere artık Çin malı bir lise son öğrencisiyim. Neden Çin malı? Çünkü olmamış bir öğrenciyim ben, sınavlarda çakacak bir öğrenciyim. Her neyse, konumuz bu değil. Ne diyordum?

Hah! Artık gerçek manada bir lise son öğrencisi olunca bana YGS'nin dikenli yolları gözüktü ve hâliyle bir ders programına girdim. Matematikti fizikti oydu buydu derken artık dokuz oldu mu dıngılıveriyorum yatağa, uyuyorum erkenden.

Sonra dedim ne bu sorumsuzluk, ne Wattpad'le doğru dürüst ilgileniyorsun ne derslerinle, kendine gel! Ve sanırım oldu, oturup birkaç bölüm yazdım bu kitaba ve nedense son zamanlarda herkesin diline dolanan "eleştiri" kelimesini irdelemeye karar verdim.

Eleştirinin belirli bir konusu yoktur, yani eleştiri Wattpad sınırlarında kaldığı kadarıyla sadece eser eleştirisi demek değildir. Dünyadaki tüketim çılgınlığı, bir eleştiri konusu olabilir. Ama ben aşağıda eser eleştirisinden bahsedeceğim. Yazarlar da eleştiriliyor eleştiri dünyasında ama şahsî fikrimce bu hoş değil. Sonuçta bir insanı yargılıyorsunuz. Yani, sanki ben çok biliyorum her şeyi ama ben böyle bir şey yapmam, o yüzden, haydi başlayalım.^^

Eleştiri yapmak kolaydır, herkes eleştirir sürekli. Ama eleştirmen olmak... İşte bu herkesin yapabileceği bir şey değildir. Bunun nedeni eser eleştirmenlerinin yazarları DEĞİL kitapları eleştirmesi gerektiğidir. Eleştirmenlerin görevi kitaptır. Çoğu kişi bunu kontrol edemez ve bir bakar, basbayağı yazarı eleştirmiş. 

Eleştirinin iki türü vardır; içine kişisel düşünceler ekleniyorsa öznel, eklenmiyorsa nesnel. Bana sorarsanız, her şey dengeye dayanır. Dolayısıyla bence eleştiride öznel düşünceler de olmalı ama bunun dengesi ve kontrolü olmalıdır. Siz hangisine katılıyorsunuz?

Eleştirmenler kurguya müdahale edemez. Çünkü bu tamamen yazarı ilgilendirir. Ama eğer ki kurguda mantık hatası, açıklık, kurgunun dâhil olduğu türe uymayan herhangi bir şey var; işte o zaman eleştirmen olaya bodozlama dalabilir. 

Eleştirmen dediğin, kurguya sadık kalır. Kurguyu her ne kadar beğenmese de onda iyi yönleri de görmek zorundadır. Yazarın bilmeden yaptığı hoşa gidecek bir betimleme cümlesini eleştirmen gün yüzüne çıkarır. Eleştiri yazısı karma bir şekilde hem iyi hem de kötü yönleri görür ve belirtir. Yani önce kötü yönleri sıralayıp sonra "Ah kıyamam dur," modunda iyi yönleri sıralamazsınız. Veya tam tersi, önce tüm iyi yönleri göstererek yüceltip sonra "Şakaa!," modunda tüm kötü yönleri veremezsiniz. Ne saygı duyarlar size, ne de yazarın moral motivasyonu kalır. Dikkatli olun. Eleştiri yapacağım derken lütfen insanları üzmeyin. Belki insanların sığındığı tek şey yazmak ve siz onu yargılayarak onu depresyona bile sokabilirsiniz. Lütfen.

Eleştiri yazısı dört beş cümle olmaz! Gerekirse kâğıt biter, duvarlara yazar!

Tamam, galeyâna geldim yine, coştum. Hehe.~ 

Eleştirmen ve eleştiren kişi farklı şeylerdir. Eleştirinin özünde kabalık YOKTUR. Ayağınızı denk alın. *burnu havada pis bakışlar atar*

Eleştiri her yönden yapılır. Kitabın kapağı, tanıtım yazısı, yazım ve imlâ kuralları, mantık çerçevesi, sürükleyiciliği... Eğer bir "eleştirmen", "Üslubunu beğenmedim," diyorsa bu öznel bir eleştiriden çıkıp kabalığa girer. Eğer "Üslubunu beğendim," diyorsa yine öznel bir eleştiri olmaz, sadece düşüncenizi belirtmiş olursunuz. Çünkü her ikisinde de siz yazar hakkında konuşuyorsunuz. Unutmayın, eleştiri sadece kitabı eleştirir, yazarı değil. E peki kitaplar yazarın izini taşırdı, kitabı eleştirirsek yazarı eleştirmez miyiz? Hayır. Çünkü dediğim gibi, siz kitabın kurgusunu eleştiremezsiniz. Daha çok teknik açıdan bakmanız gerekir kitaba.

Eleştiri türünün bir de derslerde anlatılan kısmı var elbet, mesela eleştiri yazılırken yazarın bulunduğu tarih dönemi ele alınır vb. Ben bunları atladım çünkü bildiğiniz üzere diğer bölümlerim de böyle, yani İnternet'ten bulup yazmıyorum. Becerebildiğim şüpheli, ama yapabildiğim kadar herkesin söylemediği, araştırmadan bulamayacağınız, ilginç ve farklı şeyleri nedenleriyle yazmaya çalışıyorum.

Ayrıca yeri gelmişken söyleyeyim, bu kitap eleştiri kitabı değildir, öneri kitabıdır! Olur da haddimi aşarsam, çekinmeden söyleyin.

Biraz da yazar eleştirmenliğine değinmek istiyorum. Şimdi felsefik bakarsak bu olaya, eğer bir yazar eleştiriyorsak, edebî bir eleştiri olmalı o insan hakkında. Haksız mıyım? Peki yazarların nesi eleştiriliyor? Üslubu olabilir, bilmediği bir konu üzerine bir kitap yazmışsa olabilir vb. Peki bir yazar, okurlarına kötü davranıyorsa bu da eleştirilebilir mi? Bu soruyu cidden soruyorum, cevabını bilmiyorum. Cevap evetse, bu neden yargılamak olmuyor? Cevap hayırsa, yazar eleştirmenleri ne yapıyor? 

Yazar eleştirmenliği diye ayrıca bir dal yok. Yani eleştirmenler yazılarına eserle birlikte yazarı da katıyor. Ama yargılamadan nasıl yapıyorlar? Ah, cevabı biliyorum. Eser ve yazarı ayrı tutmuyorlar. Yukarıda yazdığım gibi, eğer bir yazar bilmediği bir konu üzerine bir şeyler yazmışsa bu eleştirilebilir. Ama üslubunu beğenmediğini direkt belirten eleştiriler yargılamaya giriyor.

Öyleyse tüm fark, kibarlık-kabalık arasında mı yatıyor? Çaktırmadan yargılamakta mı yatıyor? Bunun cevabını bilmediğimden irdelemiyorum. Yanlış bir şey söylemekten korkarım.

Konumdan sapmaya başladığımı hissediyorum o yüzden daha fazla uzatmayayım. Umarım bölümü beğenmişsinizdir, eğer beğendiyseniz kanalıma abone olmayı- Dur ya, kafa karıştı. Neyse anladınız siz.^^

Bölüm sorusu: Ey siz yazar-okurperiler, kitaplarınızın eleştirilmesini ister miydiniz?


Wattpad'de Yazar OlmakHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin