Yazma Becerilerinizi Geliştirin Serisi | Çatışma, Risk ve Yükselen Gerilim

1.4K 87 9
                                    

İnceleme Görevi: Yenilmezler 1 (ve Yenilmezler: Ultron Çağı... yani bir nevi, bunu çok da izlemek zorunda değilsiniz.) 

Biraz felsefe yapalım

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Biraz felsefe yapalım.

Hayatta neler önemlidir? Evet, aklınıza dünyada barış gibi pek çok derin cevap gelmiş olabilir. Ama bunlar aklınızdan çabuk çıkan cevaplardır. Bizim aradığımız en sevdiğiniz pizza çeşidi, sağlığınız, aileniz veya arkadaşlarınız gibi hayatınızda belirli yerleri ve önemi olan şeyler.

Biraz daha derinlere dalalım. Bunlardan herhangi birini elinizden almaya kalksalar karşı koyar mıydınız? Şimdi belki de listenizden bazı cevapları önemli değil diyerek silmiş olabilirsiniz. Çikolatalı kurabiyeye bayılıyor olabilirsiniz ama tabakta son kalan kurabiye için 'aman canım' diyor olabilirsiniz.

Lafı uzatmadan amacımıza geri dönelim. Peki bu soruya aldığımız cevaplar ile ne yapacağız? Karakteriniz de sizin gibiyse kurabiye için savaşma ihtimali azdır ancak hayatı söz konusu olunca ihtimalin arttığından eminiz. İşte bu çatışma okuyucuyu hikayenizde tutan kritik elemandır. Ortaya sadece çikolatalı kurabiye dolu bir tabak koyarsanız pek de ilgi çekeceğini söyleyemeyiz. Ancak ortaya bir kavga (hele de uçurum kıyısında) eklerseniz... İşte, okuyucu o zaman kurabiyeyi kimin alacağını okumak isteyecektir.

Tabii çatışmadan çatışmaya da farklılık göstereceği inkâr edemeyiz. Yani kurabiye gibi veya kuyrukta kimin önde olacağı gibi gerçek hayatta pek de efor sarf etmeyeceğimiz olaylar tıpkı çatışmasız bir olay örgüsünde olduğu gibi okuyucuyu elinde tutmayı başaramayacaktır.

Yazım eğitmenleri genelde bir çatışmanın büyüklüğünden bahsederken bunu en basit iki şekle indirger: ölüm ve aşk. Derler ki çatışma bunlardan birini veya ikisini içermeli ki hikaye okuyucuyu elinde tutacak kadar güçlü olsun. Ama ne yazık ki, böyle indirgediğimizde bölümün başında sorduğumuz kritik soruyu es geçmiş oluyoruz ve bu soru birey için anlam ifade eden şeyleri içeriyordu. Bu soru, hikayeyi hem sizin için hem de okuyucu için empati kurulabilir kıldığı için büyük önem arz ediyor.

Eğer çatışmanız sadece aşk, ölüm gibi kavramlarla sınırlı kalırsa, size yazacak gerçek bir şey kalmamış olacak. Soyut kavramlar etrafında dönüp dolaşacaksınız. Bu da hem sizin hem de okuyucunun hikayeyi anlamasını, kavramasını zorlaştıracak. Hatırlayın, okuyucular güzel detayları sever ve çatışmanızda küçük ama kayda değer detaylar barındırmanız onların ilgisini harika bir şekilde yakalayacaktır.

Ama dikkatli olmalısınız. Çünkü bazı kişisel ilgilerimiz biraz fazla bireysel ve ayrıntı kaçabilir. Örneğin tarihteki adaletsiz bir olaydan etkilenmişseniz, hikayenizde okuyucuları çekecek birkaç bölüm olacaktır. Öte yandan yalnızca, tezgahı tertemiz tutmayı saplantı hâline getirmişseniz muhtemelen ortaya insanların ilgisini çekebilecek başka şeyler de koymanız gerekecek. Buna "Kimler Aldırış Eder Testi" adını verebiliriz.

Bir başka önemli kısım da bu çatışmaları nasıl verdiğimizdir. Hikaye ilerledikçe temponun artması gerekir. İki karakterin en büyük çatışmasını başta verip sona küçük çatışmalar, anlaşmazlıklar bıraktığımızı varsayalım. Kulağa kötü geliyor, değil mi? Ancak başta heyecanlı bir çatışma verip sonra rahatlar gibi yaptığımızı sonrasında ise aksiyon arttıkça çatışmanın daha da şiddetlendiğini, güçlendiğini farz edelim. Kesinlikle kulağa daha iyi geliyor.

İki Yenilmezler filmini ele alalım

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

İki Yenilmezler filmini ele alalım. (Üzgünüz fakat uyarıyoruz birazdan bir sürü spoiler'a maruz kalacaksınız.)

İlk filmi düşünün. Loki hepsiyle karşı karşıya gelip tüm gezegeni bir kral gibi yönetmek istiyordu. Böyle bir fantezisi olduğundan değil elbette, sebepleri daha kişiseldi. Asgard'ı kardeşi Thor'dan daha iyi yöneteceğini düşündüğünden şiddeti, çatışmayı giderek arttırıyordu çünkü Thor'a sinirliydi. Kaç kişi kardeşine sinirli olmakla bağlantı kurabilir? Kaç kişi başkasının gölgesinde yaşamaktan sıkılmış hissini iyi anlayabilir?

Veya filmin ortasında Yüzbaşı ile Tony'nin kavgasını hatırlıyor musunuz? Yüzbaşı, Tony'yi bencil olmakla ve takımı yeterince düşünmemek ile suçlamıştı. Filmin sonunda ne oldu? Geri gelemeyecek bile olsa nükleer füzeyi solucan deliğine taşıdı. Fedakârlığı bir düşünün ve kişisel bir sebeplerden dolayı yapılmış olanını...

Şimdi de ikinci filme gelelim. Daha kalabalık bir Yenilmezler ekibi ile katil Ultron robotları arasındaki kocaman bir savaşa şahit oluyoruz. Ve Quicksilver nalları dikiyor. Neden mi? Çünkü son derece tehlikeli bir durumda olduklarının gösterilmesi gerekiyordu. Kötü adamımız Ultron'a gelirsek, kendisi yeni doğmuş ve Tony Stark'tan ve Yenilmezler'den nefret eden sinirli bir bebekti. Kendisinden daha az agresif bir başka bebek olan Vision tarafından da bozguna uğratılıyor. İkinci film işte burada tökezliyor. Büyük çatışmayı veriyor fakat nedeninde eksiklikler yaşıyor. Dememiş miydik detaylar ve tempoya ayak uydurmalıyız diye?

Kısacası her şeyde olduğu gibi hikaye yazarken de büyük emek sarf etmemiz gerekiyor. Ancak iyi haber, zor kısımları hallettiğinizde diğer kısımlar ip söküğü gibi geliyor ve resmin bütünü ortaya çıkıyor. Sizin de böylece elinizde okuyucularınızın tüm arkadaşlarına bahsedeceği bir hikayeniz olmuş oluyor.

5. Bölümün Ödevi:

Sevdiğiniz filmlerden birinin olay, ayrıntı örgüsünü yazın veya çizin. Karakterlerin, çatışmaların ve temponun nasıl birlikte büyüdüğünü gösterin. 

 

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Yazma İpuçlarıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin