-11- II

8.7K 597 120
                                    

Güzel Geceler!

Bölüm Şarkısı: Lana Del Rey - Young and Beautiful (The Great Gatsby Version)

Keyifli Okumalar!

İki kalp arasında en kısa yol: Birbirine uzanmış ve zaman zaman Ancak parmak uçlarıyla değebilen İki kol

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.

/CemalSüreya

Emniyetin girişindeki polis masalarından birisinin önünde oturuyordu Eyşan artık sabrının tükenme noktasına geldiğini düşünerek. Bir bacağını diğerinin üzerine atmış ayağını sallıyor, kollarını göğsünde kavuşturmuş hemen karşısında onu sakinleştirmeye çalışan Gözde'yi dinliyormuş gibi yapıyordu. Öfkeden ve sabırsızlıktan koyulaşan bakışları ara ara Gözde'nin yanında biçare oturan Sabiha'ya dokunuyorsa da onun bu halini görmeye katlanamayışı gözlerini sürekli ondan kaçırmasına sebep oluyordu.

Saatlerdir buradalardı. İfadeleri zor bela alınmış ve oyalama aşamasına geçilmişti. Eyşan hiç yapmayacağı bir şekilde kuzeni Koray'ı arayıp olaydan onu da haberdar ederek bürokratik engelleri bir parça aşmaya çabalamıştı ancak ne kadar yeterli olacağından emin değildi. Ve bu belirsizlik canını sıkıyor, Ömer'in o adamın yanında olduğunu düşünüp Sabiha'nın üzüntüyle çevrelenmiş yüzünü gördükçe öfkesi katlanarak artıyordu.

İşte tam da böyle bir anda, artık ayaklanıp ortalığı birbirine katmayı planlamaya başladığı saniyelerde, hiç beklemediği bir şekilde gözlerinde can buldu adını geceye adayan o meçhul adam. Mızrap Kızıltan tüm ihtişamıyla ardında Ali ve birkaç adamıyla birlikte emniyet girişinden içeri adım attığı anda onun o siyah pusu ve ürpertici havası Eyşan'ın tüm benliğini hızla sarıp sarmaladı. Dakikalar ağırlaştı, mekân soyutlandı ve Eyşan adamın zamansızca karşısına dikilen varlığında noktalandı.

Hayal görmeye başlayacak kadar aklını kaybettiğini düşünürken gözlerini sıkıca yumdu, tekrar araladığında adamın vefasız bakışları gözlerindeki yeşil ormanların üzerinden esip geçti. Günler sonra zümrüt ve safir bakışlar bir kez daha birbirini bulduğunda ikisinin de sol taraflarında bir kıyamet koptu.

Daima olduğu gibi yine simsiyahtı Mızrap Kızıltan. İnsanların ruhunu gasp eden bir karanlık çökmüşçesine ışıksızdı varlığı. Siyah pantolonunun paçaları ayağındaki kalın tabanlı postalların içine gizlenmişti. Pantolonunun içine sıkıştırdığı lacivert gömleğinin üzerine deri bir yelek giymiş ve onun da üzerine siyah bir palto almıştı. Göğe bakan gümüş şahinli bastonu sağ elinin altında tüm otoritesiyle adamın yaralı adımlarına destek olmak için hazırdı. Ve gözleri... Eyşan'ın içini ürperten, damarlarındaki kanı kutbunda tutsak eden gözleri yıldızsız bir İstanbul gecesi kadar koyu ve kışkırtıcıydı. Ancak Eyşan'ın hiçbir sıfatı layık göremediği bir şey vardı gözlerinde. O bakışların ardında yanan ateş, baktığı insanı olduğu yerde küle çevirebilirdi. Yakışıklı çehresine ve keskin elmacık kemiklerine hükmeden öfkeyse bunu destekler nitelikteydi. Eyşan, onun bir başka yüzüyle karşı karşıya olduğunu fark etti.

UÇURUMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin