-8- II

3.3K 305 539
                                    

Merhaba!

Bölüm Şarkıları: Plumb - Cut / MDP - Tear

Bölümü okuduğunuz tarih ve saat?

Karakterlere sorularınız varsa buraya alabiliriz, kendileri yorumlarda sizlere cevap verecekler.

İthafları yorumlardan seçiyorum!

150 oyu görünce yeni bölümü salarım.😎

Keyifli Okumalar!

🍃

Nefes nefese odasına girip kapıyı da arkasından kilitleyen Eyşan, sırtını kapıya yaslayıp elini aldığı nefesleri içine sığdıramadığı göğsüne bastırdı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Nefes nefese odasına girip kapıyı da arkasından kilitleyen Eyşan, sırtını kapıya yaslayıp elini aldığı nefesleri içine sığdıramadığı göğsüne bastırdı. Haftalarca Sabiha ve Ömer'le paylaştığı bu evde, on gündür onların yokluğuyla mücadele ederek yaşamaya ve iyileşmeye çalışmak zaten çok zordu fakat şimdi içinde yeni bir cephe daha açılmış, bir de babasının çok yakınında hissettiği varlığıyla savaşmaya başlamıştı.

Her acıya karşı ayakta kalabilirdi belki, bir yolunu bulup düştüğü yerden kalkardı ancak söz konusu babası olduğunda hiçbir şekilde istediği gibi güçlü ve dirayetli olamıyordu. Babasıyla savaşmak hiç kimsenin ve hiçbir şeyin hissettiremeyeceği bir acıyla sınanmasına sebep oluyordu. Oysa istediği tek şey, tek bir bakışla bile olsa, hâlâ onun küçük kızı olduğunu hissedebilmekti.

Babasının gözbebeklerinin birinde Birkan'ın, ötekinde kendi cenazesini izlemeye artık katlanamıyordu. Eyşan hâlâ hayattaydı, ancak Birkan'dan daha ölü hissediyordu.

Göğsü gittikçe daralırken ve aldığı her nefes gırtlağına dolanmış urgana bir düğüm daha atarken, sanki aldığı darbeler ona çok daha iyi hissettirebilecekmiş gibi yumruğunu göğsüne vurdu. Fakat nafileydi, bu karanlık odanın içinde, hatta bu evin herhangi bir yerinde nefes almaya çalışmak gittikçe daha da imkânsızlaşıyordu. Nihayetinde daha fazla böyle devam edemeyeceğini hissederek ayaklandı ve dolabından sabah giydiği deri ceketini alıp üstüne geçirdi. Yatağının üstündeki telefonunu ve çantasını da alıp odasından çıktığında koridorda annesiyle karşılaştı. Onu baştan aşağıya süzen Zeynep Hanım'ın kaşları çatıldı.

"Bir yere mi gidiyorsun, kızım? Baban da yürüyüşe çıktı biraz önce."

"Bu gece evde kalabileceğimi sanmıyorum, anne?"

"Nereye gideceksin bu saatte?"

Omuz silken Eyşan, "Gözde'ye giderim," dedi, aklına düşen ilk fikre can simidi gibi tutunarak.

"Şimdi gidersen babanla aranız daha çok açılır, Eyşan."

"Babamla aramız uzun süredir bir kere bile iyi olmadı, anne. Üstelik artık onun için çabalamaktan çok yoruldum. Eğer bana hâlâ değer veriyorsa, bu sefer o çabalasın çünkü benden bu kadar. Ben elimden gelen her şeyi yaptım, daha fazla ne yapabilirim bilmiyorum."

UÇURUMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin