-17- I

7K 448 106
                                    

Merhaba!

Bölüm Şarkısı: Ruelle - Invincible

Keyifli Okumalar!

Keyifli Okumalar!

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Bütün pencerelerde bekleyen benim,
Ve
O çalmayan bütün telefonlarda,
Aylardır konuşan da.
Kabul.
Bir kez yolda karşılaşalım,
Onunla da avunacağım.
Adımı sesince duymaktan vazgeçtim,
Sesini duysam, susacağım.

/TurgutUyar

"Eyşan?"

Aralık duran kapısının tıklatılmasıyla eş zamanlı olarak duyduğu ismi, Eyşan'ın başını dosyalardan kaldırıp o yöne bakmasına sebep oldu. Gözleri Taner'in koyu renk gözleriyle çakıştığında ve adam incecik bir tebessümü yüzünün orta yerine kondurduğunda, merakla baktı ona.

"Efendim?"

Taner elindeki dosyayı sallayıp odanın içine doğru birkaç adım attı. "Mümtaz Duranoğlu davası." dedi Eyşan'ın masasının hemen önünde durduğunda. "Sanırım Erol Bey, Betül ve senin bu davada tek başınıza çalışmanızı istemiyor. Daha doğrusu yalnızca senin."

Hızla siyah kaşları birbirine yaklaştı Eyşan'ın. "O ne demek oluyor?"

"Betül boşanma davasıyla ilgilenirken sen de aynı zamanda adamı içeri tıktırmak için uğraşıyorsun." diyen Taner masanın önündeki koltuklardan birisine oturdu ve bacak bacak üstüne attı. "Ve tek başınasın. Erol Bey de benden, sana destek olmamı istedi."

Eyşan koltuğuna yaslanarak gözlerini yumdu ve derin bir nefes aldı. Erol Beyi sever, oldukça saygı duyardı. Mezun olduğu günden bu yana, babasının eski bir arkadaşı olan Erol Beyin bürosunda geçirmişti meslek yıllarını. Erol Özdemir başarılı ve saygın bir hukukçuydu. Eyşan'ın yıllar sonra olmak istediği yerdeydi. Ancak bazı huyları vardı ki, bunlar Eyşan'ı gerçekten fazlasıyla rahatsız ediyordu. Bunların başında da şüphesiz ki kontrolcü ve avukatlarının davalarına fazlaca burnunu sokan yapısı geliyordu. Hele ki Eyşan'ın bundan hiç haz etmediğini bilmesine rağmen böyle davranıyor olması, daha da can sıkıcıydı.

"Durduk yere neden böyle bir şeye gerek duyduysa." diye homurdandı parmaklarıyla alnını ovalarken. "Üstelik benimle konuşmadan..."

"Erol Bey işte." diyerek omuz silkti Taner. "Bir de bu sıkıntılı bir dava. Onca şeyle tek başına uğraşmandansa iki koldan, kısa zamanda bitirmemizi istiyor muhtemelen."

Gözlerini devirdi Eyşan, elinde olmadan. "Böyle bir şey düşünebildiyse, beni henüz tanıyamamış demektir."

"Hoşuna gitmediğinin farkındayım Eyşan." Taner kolunu masaya yaslayıp, genç kadının gözlerinin içine baktı. "Ama direnme de yardımcı olayım işte. Bu işin en kısa sürede bitmesi hem senin için, hem de davacı taraf için en iyisi olur."

UÇURUMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin