-42- II

5.7K 392 307
                                    

Merhaba!

Bölüm Şarkısı: Jaymes Young - I'll Be Good

Instagram: matildanindefteri /matildaesteban

Spotify: Matilda Esteban

Askfm: matildaesteban

Lütfen yorumlarınızı eksik etmeyin.

Gevezelik bölümüne mutlaka bir göz atın!

Buraya bir siyah kalp bırakırsanız gelecek bölüme ithaf seçeceğim.

Bölümü okuduğunuz tarih ve saati yazmayı unutmayın!

Keyifli Okumalar!

Keyifli Okumalar!

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Sen, buğulu bir camın ardından izlediğim hayatın
yarısısın...
Sen, sağanakla gelen sabahlarda çok eski...
Çok eski bir şarkının adısın.

/YılmazOdabaşı

Dakikalar insafsız bir hızla birbiri ardına sıralanıp saatlere dönerken, Eyşan zamanın nasıl geçtiğinin farkına varamayacağı bir karmaşanın içine sürüklenmiş ve o keşmekeşten yakasını zor kurtarmıştı. Yıllarca yaptığı işten nefret edecek raddeye geldiği çok an yaşamıştı ancak o gün, o tesise gittiği gün asla aklından çıkmayacaktı. Nitekim tesisten çıkıp, gelen paketle ilgili ifade vermek için karakola gittiğinde ve ardından savcılıkta Hülya Hanım'la durum üzerine konuşup yapılacaklarla ilgili fikir paylaşımında bulunurken birçok kez çığlık çığlığa isyan edesi gelmişti. Ve onu o sınırdan çekip alan hep Mızrap olmuştu. Eyşan ne zaman nefesinin kesildiğini ve göğsünün üzerine bırakılmış taşın ağırlığının biraz daha güçlendiğini hissederek kalp krizi geçirecek gibi olsa, işte o saniyede telefonu titremiş ve tatlı bir mesajla alamadığı nefes ona geri bahşedilmişti. Mızrap sanki hissetmişti hepsini, her anı, Eyşan'ın tüm sıkıntısını ve stresini. Hissettikçe ona yazmıştı, onu güldürmüştü, onu mutlu etmişti. Birkaç dakikaya mahsus da olsa Eyşan'ın yüzüne bir gülümseme iliştirmişti. Mızrap, Eyşan'ın daima kahramanıydı.

Ve şimdi genç kadın, bütün günün yükünü omuzlarından atıp kurtulmak ve biraz özgürce nefes alabilmek için kahramanına gelmişti. Uçurum'un önünde durdurduğu aracından inerken yanına gelip aracı ondan teslim alan valeye kibarca teşekkür etti. İçi nihayet Mızrap'ın yanına gelebildiği için, hele ki önceki geceden beri onu o gün de göremeyeceğini sanırken Uçurum'a gelmeyi başarabildiği için panayır yeri gibiydi ancak yüzü de bir o kadar sakindi. Günün fiziksel ve zihinsel yorgunluğu gözpınarlarına çökmüştü, gözlerinin beyazı kıpkırmızı kesilmişti.

Mekânın dışarıdaki merdivenlerini çıkıp içeri girdiğinde ve aynalı koridoru aşıp Uçurum'un ana salonuna ulaştığında aşağıya inen merdivenlerin başında durup etrafına baktı. Gecenin, Uçurum'un gürültülü saatlerinin başlamasına henüz vakit vardı, etrafta sadece geceye hazırlık yapan çalışanların sesleri ve kabalığı dolanıyordu. Eyşan daha önce bir kez görmüştü Uçurum'un bu sessiz atmosferini. Mızrap'la ilk kez tanıştığı gün.

UÇURUMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin